Entigma 5.Bölüm: Parti! (YARIM BIRAKILDI)

Güneş ışığı altında parıldayan çelik havada savrulup rüzgarı kesti. Ruhlar belli bir istek doğrultusunda hareket eder gibi ileri atıldı. Yüce yıldırımlar ve alevlerle bezenmiş kayalar gökyüzünden yağdı. Kanla kaplanmış olan savaş alanı içerisinde dehşet verici kızıl gözler kendini gösterdi ve düşmanlarının içine korku saldı.

Entigma 5.Bölüm: Parti! (YARIM BIRAKILDI)

5.Bölüm: Parti!

 

“Kazanan L&L ikilisi, yani misafirlerimiz. Birilerinin bir itirazı var mı?” Gitruc pastanın en üstünde yer alan yazıyı ikilinin imzası zannetmiş ve kimsenin oraya dokunmasına izin vermemişti. Bu yüzden de onlara bu şekilde seslendi. Bu sesleniş tarzını duyan Lucy’nin yanakları kızardı.

 

“Hayır, lütfen bir ısırık daha!”

 

“Pasta harika nasıl olurda itiraz edebiliriz!”

 

“Bu kesinlikle efsanevi bir tat!” Cüceler teker teker onaylarken aynı zamanda ellerindeki kaşıklarla pastadan bir parça koparmaya çalışıyorlardı.

 

“Bir ısırık almamı hala istiyor musun?” Lancelot Lucy’e bakarak konuştu.

 

“Hayır, ben sana daha sonra yaparım.” Lucy Lancelot’un sorusunu yanıtladı.

 

“Herkes dinlesin! Pastamı eşit bir şekilde aranızda paylaşabilirsiniz.” Lucy cücelerin halini gördüğünde böyle bir karara varmıştı. Aksi takdirde cüceler pastadan daha fazla yiyemedikleri için ömür boyu pişmanlık duyabilirlerdi.

 

“Çok yaşa kızım!”

 

“İşte ben buna melek derim!”

 

“O meleklerden bile daha iyi biri!” Cüceler Lucy’nin kararına gerçekten sevinmişlerdi. Gitruc herkese bir tabak pasta verdi ve eğer yetmeze bir kez daha alabileceklerini söyledi. Yani herkesin iki tabak yeme hakkı vardı. Cüceler ikiliyi ikna etti ve pasta bitene kadar küçük bir parti verilmesine karar verildi.

“Nedir seni böyle üzen kızım?” Noravolda ve Silgere 6 cüce arasındaki tek kadınlar olduklarından Lucy ile sohbet etmeye karar vermişlerdi. Ancak onu düşüncelere dalmış halde bulunca endişelenmişlerdi.

 

“Ah yok bir şey. Teşekkür ederim.” Lucy, Noravolda’nın sesini duyduğunda aceleyle cevap verdi.

 

“Lucy, aklını meşgul eden her neyse bize anlatabilirsin. Öyle gözükmesek de ikimiz senin ablan sayılırız. Haha!” Silgere büyük bir kahkaha patlattı. Erkekler arasında yaşadıklarından mı yoksa cüce olduklarından mıdır bilinmez bu ikili oldukça sert ve erkeksi hareket ediyorlardı.

 

“Hehe, Teşekkür ederim Silgere abla. Şey, nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Sadece Lancy bana biraz soğuk davranıyor. Onunla nasıl konuşabileceğimi bilmiyorum.” Lucy, Silgere’nin esprisini duyduğunda kıkırdadı. Neden bilmiyordu ama bu iki cüceye yakınlık hissediyordu.

 

“Ah! Demek erkek meselesi, Noravolda ablanın sana yardım etmesine izin ver. Bu işlerde çok iyiyimdir. Dediklerimi dinlersen onu kolayca caziben ile etkin altına alabilirsin.” Noravolda, Lucy’nin sözlerini duyduğumda şaşırsa da hemen kendine geldi. Bu yaşlarında ki bir kızın erkeklere ilgi duymaya başlaması normaldi.

 

“Hayır, hayır! Şey, sadece onunla daha fazla sohbet edebilmek istiyorum. Onunla beraber seyahat ediyor olsak da benimle fazla konuşmuyor. Bu da yalnız hissetmeme neden oluyor.” Lucy, Noravolda’nın dediklerini hızla inkar etti. Biraz utanmıştı.

 

“Hehe, öyle olsun o zaman, ancak Lancelot’un sana soğuk davranması normal. Gezginlerin bu yolu seçmelerinin sebebini hiç düşündün mü?” Silgere, Noravolda’nın kızı daha fazla sıkıştırmasından korkarak söze girdi.

 

“Bu yolu seçmesinin nedeni mi?” Lucy şaşırmıştı. Daha önce bu konu hiç düşünmemişti.

 

“Evet, bu yolu yani gezgin olmayı seçmesinin sebebi ne biliyor musun? Gezginler genelde doğdukları yere ait olduklarını hissetmeyen kişilerdir. Ait olduklarını hissettikleri bir yer bulana kadar asla durmazlar. Bu kişiler diğer canlılara karşı soğuk ve uzak davranırlar. Onunla arkadaş ya da dost olmak istiyorsan sadece sana alışmasını beklemen yeter. Ancak bunu da sadece bekleyerek yapamazsın.” Silgere son sözlerini söylediğinde Noraolda’ya göz kırptı ve ikili Lucy’i hızla ayağa kaldırdı ve Lancelot’un oturduğu yere götürdü. Lancelot kelepçelerden kurtulmuştu bu yüzden kılıcını tekrar sırtına takmıştı.

 

“10 dakika Önce*

 

“Neden partiye katılmıyorsun kocaoğlan.” Gitruc pastasını bitirdiğinde Lancelot’un yanına geldi.

 

“Partiler pek ilgimi çekmiyor.” Lancelot soğuk bir cevap verdi.

 

“Gitruc, benim bildiğim cüceler demircilikle uğraşırlar. Siz neden aşçılık yapıyorsunuz?” Lancelot meraklı şekilde sordu. Cüceleri ilk gördüğü zamandan beri aklında bu soru vardı.

 

“Evet, cüceler demircilikle uğraşır ve herkes bu işte doğuştan yeteneklidir. Ancak bu istisnaların olmayacağı anlamına gelmez. Hiç düşündün mü bütün cüceler demircilikle uğraşıyorsa bu madenler veya yemekler nereden geliyor?” Gitruc iç çekti ve ciddi bir şekilde konuşmaya başladı.

 

“Hm?” Lancelot bu soruya şaşırmıştı. Şaşırma nedeni bu konuyu daha önce hiç düşünmemiş olmasıydı.

 

“Her ırkta olduğu gibi sakat ya da yeteneksiz doğan ve çoğunluktan ayrılan cücelerde elbette oluyor. İşte madenci, aşçı, savaşçı ve daha birçok meslek demircilikte yeteneksiz bu cücelerden seçiliyor. Bizler aynı sebeplerden olmasa da aynı amaç için burada toplandık. Bazılarımız kendilerine önerilen işleri sevmediler, bazılarımız yetenekli olsa da kendi aşçılıkla ilgilendikleri için kaçtılar, bazılarımız gördükleri ayrımcılık yüzünden kendilerini yabancı gibi hisseti. Dağlarda hayat zordur Lancelot, demircilik en çok saygı gören mesleğimizdir. Bu meslek dışında ki meslekler yönetici konumunda olmadıkça saygı görmezler. Hatta eğer yönetici demircilikte vasatsa tahttan indirilme riski ya da adayların sırf demircilik bilmedikleri için seçilmem şansı vardır. Biz halkımızın bize sanki bir hiçmiş gibi davranmasına daha fazla katlanamadıktan sonra oradan kaçtık.”

 

“Anlıyorum, peki tüm bu eşyalar ve bu kelepçeyi nereden buldunuz? Kelepçeyi bilmesem de bu eşyaların hepsi cüceler tarafından üretiliyor.” Lancelot neden cücelerin bu ormanda olduğunu az çok anlasa da hala aklını kurcalayan bazı soruları vardı.

 

“Bu eşyalar ve o kelepçe yaşlı dostum Dasgor tarafından bizler için yapıldı. En iyi demircilerden olsa da asla kibirli olmamış ve kapısına gelen hiç kimseyi geri çevirmemişti. Onu tanırdım ve bize yardım etmesi için yalvarmaya hazırdım. Ancak o hiçbir şey demeden bizim için eşyalar dövmeye başladı. Günlerce kan ve ter akıtarak bu eşyaları yaptı. Ondan istememiş olsak da kendimizi korumamız için bu kelepçeyi de verdi. Ona ne kadar teşekkür etsek azdır.”

 

“Anlıyorum, peki yarışmayı kaybedenleri öldürüyor musunuz?” Lancelot cücelerin geçmişini duyduğunda onlara karşı biraz sempati duymuştu.

 

“Haha! Tabii ki de hayır. O sadece bütün yeteneklerinizi kullanın diye uydurduğumuz küçük bir yalandı.” Gitruc büyük bir kahkaha attı.

 

“Her neyse, Lucy bize aşçılık konusun da küçük bir eğitim verdi. Yani parti bittiğinde ayrılabilirsiniz.” Gitruc, Lancelot’a veda etti ve oradan ayrıldı. Lancelot, Gitruc’un gidişini izlerken dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı

 

**

 

“Hey yakışıklı! Siz ikili neden bir süre yalnız başınıza konuşmuyorsunuz.” Noravolda, Lucy’i zorla Lancelot’un yanına oturttu ve iki cüce oradan hemen uzaklaştı. Böylece planları başarılı olmuş ve Lucy ile Lancelot’u baş başa bırakmışlardı. Arkadaşlarına onları rahatsız etmemelerini söyledikten sonra pastalarını yemeye devam ettiler.

 

“Şey, merhaba.” Noravolda ve Silgere, Lucy’i, Lancelot’un tam yanına oturtmuştu. İkili şu an birbirlerine oldukça yakınlardı. Lucy bundan dolayı oldukça utanmış ve biraz kenara kaymıştı.

 

“Eğleniyor musun?” (Lancelot)

 

“Evet, cüceler çok iyi canlılar” (Lucy)

 

“Evet öyleler. Ancak yakında ayrılmak zorunda kalacağız” Lancelot ve Lucy uzun bir süre konuştular. Sohbetleri Lucy yorgunluktan Lancelot’un omzunda uyuya kalana kadar sürdü.

 

“Görüşürüz Lancelot, lütfen bu hediyemizi olarak kabul edin. Bu bir depolama yüzüğüdür. İçine Boşluk elementi işlenmiştir ve bu sayede kullanıcısına büyük bir depolama alanı sağlar. Yolculuğunuz boyunca size bizi hatırlatması adına içini tamamen yemek malzemeleri ve ekipmanları ile doldurduk. Kanını damlattığın sürece yüzük seni sahibi olarak tanıyacaktır. Umuyoruz ki bu hediyeler işinize yararlar” Gitruc Lancelot’u yolcu ederken ona depolama yüzüğü verdi. Her yerde rastlayamayacağınız oldukça değerli bir eşyaydı.

 

“Teşekkürler Gitruc.” Lancelot yüzüğü parmağına taktı. Bu biraz zor olmuştu çünkü Lucy hala uyanmadığı için onu kucağında taşıyordu.

 

“Zavallı kızcağız yarışmayı kazanmak için kendini çok yordu. Eğer ona bir şey olursa karşında bizi bulursun.” Noravolda, Lucy’nin yorgun halini görünce söylenmişti.

 

“Merak etmeyin, o benim aşçım, onu tehlikelerden uzak tutacağım.” Lancelot bu sözlerle beraber cücelerin yanından ayrıldı. Elveda sözleri ormanda yankılanırken ikili cücelerin görüşünden yavaşça kayboldu.