İntikam Tahtı Bölüm 11- Bir Yıllık Süreç

Kölelikten İmparatorluğa yükselen adamın hikayesi.

İntikam Tahtı Bölüm 11- Bir Yıllık Süreç

Kıtalar arası finalin sonundaki o şaşkınlıktan beri tam bir yıl geçmişti. Librevil o sırada kralın ona verdiği sözleri unutmamış, zayıf ve güçsüz bir eyalet olan Kelemonia'nın tahtına oturmuştur. Almus Krallığı'nın en güçsüz eyaleti olmasına rağmen ona büyük bir nimet sunulmuştu, Librevil. Librevil bir yıl boyunca sadece iç işler ve ticaret ile Kelemonia'yı hızlı bir sürede üst sıralara, 10. sıraya taşımıştı. Bunun gerçekleşmesindeki en önemli faktör Librevil ve onun şanı idi. Kıtada onu tanımayan, kıta dışında ise birçok yerde fısıltılar eşliğinde ismi geçen biri olmuştu artık. Hem iç eyaletlerin yöneticileri ona yanaşmak için onunla iyi ilişkiler güdüyor hem de komşu ülkeler ve hatta kıtanın ucundaki ülkelerden bile tüccarlar Kelemonia'ya uğruyordu. Biliyorlardı. Kelemonia bir gün bu topraklardaki mutlak güç olacaktı.

Bu durum Almus Kralı'nın otoritesini sarsıntıya uğratmış, halkın ve devletin üzerinde Librevil'in etkisi Kral'a kıyasla daha güçlüydü. Çünkü, kuralları gücü elinde bulunduran koyardı; kıtada ise Librevil'den güçlü birisi yoktu. Yönetme işinden başka Librevil'in yaptığı işler de vardı. Tabii ki eğitim. Bir yıl önce zar zor dördüncü aşama ikinci diyara geçen adam bugün dördüncü aşama altıncı diyara ulaşmış ve yedinci diyarın kapılarını zorluyordu. Bu güç bir yıl öncesine nazaran oldukça farklıydı. Benzetecek olursak dördüncü aşama ikinci diyarda iken yürümeye yeni başlamış bir köpek yavrusu iken, şu an ki gücünde ise genç bir kurttu. O zar zor yendiği ustaları şu anki gücünde olacak olsa onları yenmesi için parmağının bir hamlesi yeterli olurdu. Ne kadar güçlü olsa da kendini yüksek göremezdi. Her zaman senden güçlü birisi vardır sözüyle kendi yolunu çizmiş ve o yolda emin adımlarla ilerlemekteydi. O daha dördüncü aşamanın sonuna bile gelmemişti ve daha beşinci aşama ve onun yirmi diyarı vardı. Aradaki farkı aklı hayali bile almıyordu. Yetişim tekniklerinde bu kadar ilerlenebiliyorsa eğer mutlaka daha büyük güçler olmalıydı. Düşüncesi buydu. Ancak şu anki hedefi Kıtanın bozulmuş ve ahlaksız düzenini değiştirmek ve kıtadaki tek mutlak güç olmaktı.

Ne kadar bireysel olarak güçlü olsa da tüm bir kıtayı tek başına yönetmek oldukça zor ve meşakkatli bir işti. Ne kadar baksan da biryerlerde sıkıntıların olması kaçınılmazdı. İlk işi bir ordu kurmak ve kendine güvenilir dostlar bulmak olacaktı. Bu bir yıllık süreçte ne bir orduya ne de bir yardımcı dosta ihtiyaç duymamıştı. Çünkü Librevil'in gücünü bilip de ona saldıracak kadar aptal olan kimse yoktu ve Kelemonia küçük ve nezih bir bölgeydi. Librevil kafasında planlar kurarak sonunda işe koyulmaya karar verir. İlk işi ise Kelemonia'nın fakir ve ücra köşelerine uğramak olacaktı. Çünkü ancak en zoru yaşamış insanlar diğerlerine nazaran bir şeylerin daha çok farkında ve değer bilen kişiler oluyorlardı.