İntikam Tahtı Bölüm 13- Elit Birlik

Kölelikten İmparatorluğa yükselen adamın hikayesi.

İntikam Tahtı Bölüm 13- Elit Birlik

O gençleri saraya, avluya getirmesini emretti. Bir koşu giden Çonay, o kadar uzun mesafeyi dakikalar içinde alarak, kendi gücünün farkına varmaya başlıyordu. Artık gücü küçük bir orduya eş değer hale gelmişti. Kısa sürede toplaştılar ve avluya, Librevil'in yanına geldiler. Librevil durumu onlara anlattı ve o gençlerin tümünden Çonay'da hissettiği şeylerin benzerlerini hissediyordu hepsi ideal birer asker olacaktı. Küçük ama elit bir grup. Librevil Çonay'a bu yirmi kişiyi kendi bildiği kadar Türk tekniğini ve yetişimin öğretmesi ve onları eğitmesini istedi. Bu birliğin başına o geçecekti. Çonay'ın farkında olmadığı ama yürüdüğü büyük ve kudretli bu yol onu geleceğin imparatorluğunun savaş bakanı yapacaktı. Çonay ise yalnızca kendisi ve arkadaşlarının bir grup saray muhafızı olacağını düşünmekteydi.

Librevil Çonay'a daha ileri teknikleri anlatır ve tam bir yıllık inziva eğitimine çekilmeye karar verir. Döndüğünde ise çok büyük planlarının başlangıcını yapacaktır. İnziva sırasında zor zamanlar geçiren Librevil her ne kadar yedinci diyara geçse de daha yedinci diyarın başlarında idi. Aşama ve diyarları arttıkça daha üst bir diyara geçmek daha büyük bir ızdırap, üst bir aşamaya geçmek ise ölüp ölüp dirilmekle eş değer bir acıydı. Bu acıların mükafatı ise ezici güçtü. Bu güç her şeye değerdi. Librevil'in intikamı ve hedefleri güçlü olmadan yapılamazdı. En güçlü olmalıydı. O sırada gücü gittikçe azalan Almus Kralı bu duruma el atması gerektiğini anladı. Kelemonia'nın civar eyaletlerini silahlandırıp hazır Librevil inzivadayken eyaletini yağmayalıp çıktığında ona güzel bir manzarayla karşılaştırmayı düşünüyordu ancak hesaba katmadığı bir şey vardı, Çonay ve elit birliği. Librevil inzivaya çekildikten üç ay sonra Almus Kralı hamlesini yapar ve Kelemonia'nın komşusu olan 3 eyaleti Kelemonia'nın üstüne salar ancak bu gizlilik içinde yapılmaktaydı. Olayların arkasında Kral'ın olduğu anlaşılmamalıydı. Anlaşıldığı an öldüğü an olacaktı. Librevil affetmezdi.

Librevil'e zarar verebileceği tek şeyin etrafındakiler ve toprakları olduğunu oldukça iyi bilen Kral hamlesini oynadı. Sınır gözcüleri büyük bir ordunun Kelemonia'ya doğru ilerlediğini Çonay'a bildirdi. Çonay Librevil'i rahatsız edemezdi çünkü, yetişiminin önemli bir anındaydı. Olaya kendisi müdahale etmeye karar verdi. Elit birliği üçe böldü, birisinin başına geçti ve orduyla savaşmak için yola çıktı. Düşman ordusu karşısındaki bir avuç adamı görünce kahkahalar eşliğinde bağırmaya ve Kelemonia'yı aşağılamaya başladılar. Savaş pozisyonu alan iki taraf çarpışmaya başladı. Her bir taraftan büyük ve kuvvetli sesler yükselmekteydi. Elit birlikten her bir adam bir yumruğuyla düzinelerce askeri alaşağı ediyor ve diğerleriyle birlikte önlerindeki askerleri temizleye temizleye ilerliyorlardı. Düşman eyaletlerin ordusunda moral dibe indi. Bu onlara bahsedilmeyen ve asla beklemedikleri bir olaydı. Kelemonia'nın tek gücünün Librevil olduğunu ve o olmazsa eğer bu toprakların güçsüz bir çöp olduğunu düşünmekteydiler. Çonay ve elit birliği ise onlara büyük bir kabus yaşattı. Savaş birkaç saat içinde bitti. Savaş sonucu ise Kelemonia sıfır zayiat, karşı tarafta ise tam otuz bin ölü asker, kimse sağ bırakılmamıştı.