İntikam Tahtı Bölüm 14- Gerçek ( Sezon Finali )

Kölelikten İmparatorluğa yükselen adamın hikayesi.

İntikam Tahtı Bölüm 14- Gerçek ( Sezon Finali )

Orduyu temizleyen Çonay ve elit birlik bir araya geldi ve durum toplantısı yaptılar. Karar olarak tekrar üçe bölünüp Kelemonia'ya saldıran üç eyaleti fethetmeye karar verdiler. Onları durdurabilecek bir güç yoktu. Diğer eyaletler haberleri almış ve tehlikeye girmek istemiyor, bir diğerleri ise hâlâ Librevil'den korkuyorlardı. Elitler ve Çonay eyaletlere ulaştılar ve kısa sürede saraylara girip tüm askerleri katlettiler ve saray halkını da zindanlara attılar. Halk konusundaki kararı İmparatorları Librevil verecekti. Eyaletlerdeki bayrakları söküp yerlerine Librevil'in bayraklarını astılar. Artık Kelemonia oldukça büyümüştü ve Almus Krallığı'nın en büyük ikinci eyaleti haline gelmişti. En büyüğü ise Almus Kralı'nın ana eyaleti ve başkenttir.

Olaylardan habersiz olan Librevil hâlâ inzivada iken. Haberleri alan Almus Kralı, Librevil'in kendine İmparator dedirttiğini ve krallığın üç eyaletini kendi topraklarına kattığını duyar. Bu onu oldukça sinirlendirmiş ve daha büyük bir plan yapması gerektiğini düşünmüştü. Librevil bu gidişle onu tahtından edecekti. Eyaletlere elit birlikten birkaç kişi yerleştiren Çonay hem yerleştirdiği askerlerle hem de Kelemonia'ya dönen askerleriyle birlikte eğitime devam eder. Kral o sırada geri kalan kendisi hariç 15 eyaleti ve askerlerini toplayacak ve Librevil inzivada iken bu işi bitirmek için harekete geçecekti. Librevil inzivadan çıkarsa bunu yapması yalnızca bir hayaldi. Hedefi aynı Niya'da olduğu gibi onun haberi yokken Kelemonia'ya saldırıp ardından da dış güçlerin eyalet yöneticilerinin beynini yıkadığını onları ele geçirdiği yalanını söyleyecekti. Librevil ise intikam peşinde koşup dururken onun ölmesini umacak ve ülkesinde sefa içinde yaşayacaktı. Planı buydu. Peki ya işler öyle gider mi? Tabii ki gitmez.

İnzivasından erken çıkan Librevil yedinci diyarın sınırlarına ulaşmıştı ancak zirvesinden hâlâ oldukça uzaktı. Çonay'ın yanına gider ve olayları öğrenir o sırada da yetişimlerini kontrol eder. Her şey tıkırında gidiyordu, bir şey hariç Almus Kralı. Librevil eyaletlerin böyle bir şeye cesaret edemeyeceğini bildiğinden olayın failinin direkt kral olduğunu anlar. Bu oldukça bellidir. Çünkü, Librevil zaten kralın bir hamlesini beklemekteydi. Final sırasında kraldan yayılan kötücül hisleri hissetmişti bile. Tam da o sırada askerleri toplayıp Kelemonia'ya ilerleten Almus Kralı'na bir haber gelir. Ordu tamamen katledilmiştir. Tam beş yüz bin asker, toplar, mancınıklar hepsi yalnızca dakikalar içinde olmuştu. Kral'ın orası burası ayrı oynamaya başlar. Bakanları ve haberci şaşkınlık içindeydi, kral ne yapıyordu? Kral olduğu yerde gülmeye de başladı. Sonunda öleceğini anlamıştı. O kadar büyük bir ordu Kıtanın yarısından fazlasını fethetmesine yetecek büyüklükteydi ancak Librevil orduyu dakikalar içinde yoketmişti. Nasıl delirmesin ki? Librevil bir anda kralın karşısında belirir. Ardından gelen elit birlik ve Çonay ise orada bulunan kimseleri öldürmüştü bile. Librevil kral'ın canını almadan önce kral Librevil'e bir şey fısıldar. 'Niya'yı ben öldürttüm'.