Kızıl Kardeşler Laneti Bölüm 2- Yetimhanenin Kapısı

Esrarengiz kız kardeşlerin lanetleri ile etrafındakilere yaşattığı korkunç olaylar.

Kızıl Kardeşler Laneti Bölüm 2- Yetimhanenin Kapısı

Bölüm 2: Yetimhanenin Kapısı

Öğlen vakti gelmiş ve güneş tepeye dikilmişti. Kızlar uykularından kalkdılar. Yüzlerinde hiç de ailesini kaybetmiş gibi bir tepki yoktur. Yatakhaneden çıkıp bahçeye inerler. Bahçede oyun oynayan kızları görünce onlara bakarlar. Bunu fark eden kızlar onların bakışlarından tedirgin oldukları için başka bir tarafta oynamaya giderler. İki kız ise oradaki bir banka oturup etrafı seyrederler.

Çevredekiler iki kız kardeşin davranışlarından ve sessizliğinden korksalar da hiçbir şey söylemeye cüret edememişler. Başka bir kız gurubu ise dalga geçercesine onlara bakıyorlardı ve aralarında konuşmaya başladılar,

  • Almina: Onlar yeni mi geldi?       

  • Asena: Evet, sabah gelmişler.

  • Alçin: Neden böyle garip davranıyorlar ki?

  • Asena: Ben de bilmiyorum ama, sabah Ceyla Hanım'dan duydum ailesini kaybetmişler.

  • Alçin: Hiç kaybetmişler gibi gözükmüyorlar niyeyse.

  • Almina: Amaan, bize ne davranışlarından boş verelim. Ders başlayacak geç kalmayalım, yoksa Ceyla Hanım'dan azar yeriz biliyorsunuz, kurallara önem verir.  

Herkes sınıfa gitmeye başladı iki kardeş işe bahçede hâlâ oturuyordur. Bunu fark eden görevli onlara seslenir, acele etmelerini ve derse geç kalmamalarını söyler. İki kardeş bunu duyunca yerlerinden kalkar ve içeriye girerler. Sınıfın olduğu yere ilerlerler ve 5 dakika gecikirler. Kapıyı çalmadan derse girerler. Ceyla Hanım bunu fark edip onlara şöyle söyler:

  • Ceyla Hanım: Geç kaldınız! Nerdeydiniz?

Kızlardan ses çıkmaz, kimse neden konuşmadıklarına anlam verememiştir. Arka sıralardan bir kız söz hakkı ister, hoca onu görüp izin verir.

  • Alçin: Herkes içeriye girerken, onlar bahçede oturuyorlardı hocam!     

  • Ceyla Hanım: Tamam evladım. Demek o yeni gelenler sizsiniz, bugünlük bir şey demiyorum ama bir daha olmasın. Yoksa size ceza vermek zorunda kalırım, geçin oturun.

İki kardeş bu olayı pek takmadan sınıfa girip en arka sıraya otururlar. Ders başlamıştır ve onlar dersi sessiz bir şekilde dinliyor, arada bir de etrafa bakıyorlardı. Defterlerine bir şeyler karalayıp ondan sonra da gözlerini kapatıp odaklanmaya başladırlar. Yan sıradaki Almina onları fark edip söz hakkı ister hocadan, hoca verince de konuşmaya başlar...

  • Almina: Hocam bu ikisi dersi dinlemiyor, gözlerini kapatıp bir şeyler mırıldanıyorlar.

Ceyla Hanım bunu fark edince yanlarına gidip ne yazdıklarına bakmak ister ama gördüğü yazının bilmediği bir dil olduğunu fark eder. Hoca bunu pek kafasına takmadı ama onlara bir uyarıda bulundu, ''Benim dersimde bir daha böyle bir şey olmasın!'' Diyerek derse devam etti.

Ders bitmiştir. Hoca çıkabilirsiniz dediği gibi herkes ağır ağır dışarıya çıkmıştır. Yemek yeme saati olduğu için herkes mutludur. Yetimhanede belli kurallar vardır, herkes o kurallara uymak zorundadır. Uyulmasa eğer o kişiye veya kişilere ceza veriliyordu bu yetimhanede. Yemekhaneye giden yönde ilerleyen kardeşler, içeriye girince sırada olan ve masalarda oturan sürü sürü kızları görürler ve sonrasında ise sıraya geçip yemeklerini alıp kıytı köşe bir masaya otururlar. Kimse iki kardeşin yanına oturmak istemez. Yemeğini bitirir ve odalarına çekilir. Herkesin saat 19.00'dan önce uyumuş olması gerekmektedir.