Kuyruklar ve Kelimeler Bölüm 1: Dualar ve Ninniler İki Yıldızda

Bir efsaneye göre eğer var olan tüm dostluk efsanelerinden farklı bir dostluğun varsa belirsiz bir zaman boyunca uyuyan bir orman uyanırmış ve bu orman bu iki kişiyi içine çekerek sınavlara boğarmış, ormanın sonuna beraber çıkmayı başarırlarsa efsane olurmuş ama başarısız biterse onlara bağlı yeteneğe ait olan neyse ona dönüşürlermiş. Karşınızda uzak diyarlardan buna ait bir efsane getirdim. Ormanın derinlerine giden bu yolu izleyin çünkü sonunu bağlayan sizlerin ruhu olacak.

Kuyruklar ve Kelimeler Bölüm 1: Dualar ve Ninniler İki Yıldızda

Bölüm 1: Dualar ve Ninniler İki Yıldızda

Boynundaki tasmadaki süsün çın sesinden hoşlanan kedi sahibinin yanında yol boyunca bir sağa bir sola boynunu sallayarak ilerledi. Kız güldü, "Meria bu kadar seveceğine inanmazdım. Bu ses çok mu hoşuna gidiyor? Eve gidince bol bol oynarsın onla. Şimdi yola odaklan. Bu süsleri eve götürelim." dedi. Meria zıplamaya başladı. Kız kıkırdadı, önüne döndü. Kırmızı ışığı görünce durdu, kedisi ise ilerlemeye devam etti. Kız, "Meria!" diye bağırdı. Korku ile yola baktı. 

Telefondan kafasını kaldırdı kız. Korku ile baktığı yöne baktı. Zıplayan kediyi görünce birkaç saniye ona baktı, ardından telefona geri dönecekti ki birkaç kişiden rica ederek ışıkların metalindeki düğmeye durmadan bastı. Işıklar yavaşça kırmızıdan yeşile geçerken araba durdu, kız elindeki telefonu cebine attı ve yürümeye başladı.

Yeşil ışığı gören kız kedinin yanına koştu,ayağı ile kediyi dürttü ve hızlıca karşıya geçtiler. Kız, tuşa basan kız teşekkür etmek için ağzını açacağı sırada kulaklıkların takılı olduğunu gördü, sadece başı ile selam verdi.Kız ise gülümsedi sadece. Kedinin sahibi olan kız gülümsedi ve derin bir nefes aldı. Eve doğru yürüdü.

Tüm eşyaları tezgaha koydu ve dizine sürünen kedisinin boynunu okşadı, "Hadi, şu doğum günü hediyesini yapalım. Nasıl bir pasta ister acaba? Hafif süslü mü... yoksa..." derken yemek masasının üstündeki kitap gözüne çarptı, "Bizi anlatan bir pastaya ne dersin? Hem kitabı da çok seviyor. O zaamaan başlayalım." dedi. Sakince pastayı yapmaya başladı. Bir yandan da kedisi ile ilgilenmeye çalışıyordu.

Pastanenin kapısını itti ve elindeki koca pastayı ortadaki masaya koyup etrafı süslemeye başladı. Kedisini annesine bıraktığı biraz tedirgindi ama belli etmemek adına hafif bir makyaj yapmıştı. Arkadaşının bunu seveceğine inanıyordu. Bu yüzden süslemeler bitene kadar hayaller kurdu. Bitince bir masaya oturdu ve beklemeye başladı. Saatler geçti ama ne gelen ne de bir mesaj vardı. Yazışma uygulamasındaki durmunu görünce ağladı, "Söz vermişti. Geleceğine söz vermişti." dedi.

Telefondan mesaja baktı, kapıyı açtı. Ağlayan kızı görünce kulaklığı çıkardı, "Acaba Günlükler Pastanesi burası mı?" dedi. Kız gözyaşlarını silip karşısındaki müşteriye baktı, "Size nasıl yardımcı olabilirim?" dedi. Müşteri, "Bir arkadaşım buranın pastaları güzel olduğunu söyledi." dedi. Kız pastayı kesti, "Buyur." dedi. Müşteri masaya oturdu, "Neyin var?" dedi. Kız, "İyiyim ben." dedi. Müşteri, "Geçenki kedi senindi de mi? Hani ışığa atlayan dünki." dedi. Kız, "Meria için teşekkür ederim. Basmasaydın belki ölebilirdi." dedi. Müşteri, "Sevimliydi." dedi. Kız, "O benim canımdır. Onsuz olamam ben." dedi. Müşteri, "Adın ne?" dedi. Kız, "Ne fark ederki? Sonuçta sadece bir ad." dedi. Müşteri, "Şu an bu yer kapalı aslında. Yani bir misafirim. Hem hikayem için ilginç bir ad lazım. Senin ismin ilham kaynağı olabilir." dedi. Kız, "Neya." dedi. Müşteri, "Moya benimki de. Son hecelerimiz ne kadar da benzer." dedi. Biraz sohbet ettiler ve ayrıldılar.

Neya, Moya'nın önerdiği yazma sitesine gece girdi. Popülerler arasında ilgisini sadece bir tane çekmişti ve ona bastı. Okumaya başladı, "Dualar ve ninniler aslında geceleri yıldızlara ulaşır. Tek yapılması gereken ise gözlerin gökyüzüne dikildiği zaman onların içinde parlayan iki yıldızı bulmak. Her biri senin bir gözün ve ruhunun bir parçasıdır. Ay tam dolunayken yaparsan bunu duaların ve ninnilerin kabul olur." durdu ve cümlenin etiketlendiği yorumlardan biri gözüne çarptı. Seslice onu okudu, "Dualarım ve ninnilerim bana ait yıldız da, sizlerde deneyin. Emin olun işe yarıyor. En azından ruhunuz rahatlıyor." pencereye baktı. Telefonu kapadı ve camı açtı, "Teek diileğiim aslında bir  dost                                                                                                                             Sesiimii gece duyan bir dost                                                                                                                                 Ona ulaşmak bu kadar                                                                                                                                          Zoor mu acaba                                                                                                                                                     Çüünkü ihtiyacım olan tek şey                                                                                                                            Buunaaa inanıyorum." dedi ve durdu. Yatağına uzandı, "Çok saçma. İki yıldız ruhumun bir parçası olacakmış. En azından rahatlatma kısmı doğruydu." dedi. Dolan gözlerini kapayıp uyumayı denedi.

"Neya, Neya..." Diyen nazik ses ile kalktı. Moya'yı görünce şaşırdı, "Ne-neden buradasın?" dedi. Moya, "Meria kayıp. Onu hiçbir yerde bulamıyorum." dedi. Neya hızlıca ayağa kalkıp dışarı baktı. Eski bir köydeydiler. Normalde duyamadığı sesleri duyunca hızlıca içeri girdi ve bulduğu ilk aynaya baktı. Yarı kedi yarı insandı. Tam şaşkınca bağıracakken camdan aynaya yansıyan iki yıldız ile göz göze geldikten sonra Moya'ya döndü, "O zaman bir macera vakti. Yanına defterlerini al. Bu iki farklı türün sihirli bir ruhu aradığı ilginç bir macera olacak." dedi. Moya, "Hay, hay. Desene gene sürükleneceğim." diye. Tüm hazırlıkları yaptıktan sonra yola çıktılar.